Kocam iş için şehre gittiğinde ev sessizleşmişti. Kapı çaldığında açtım, eniştem Mert karşımda duruyordu; “Abla yalnız mı bıraktı seni?” diye sordu gülümseyerek. İçeri davet ettim, salonda oturduk ama gözleri üzerimde geziniyordu. Birkaç dakika sohbetten sonra yanıma yaklaştı, elini bacağıma koydu. “Enişte… yapma” dedim ama sesim titriyordu, itirazım zayıftı. Fermuarını indirdi, koca sikini çıkardı ve “Ağzına veriyorum bak, tadına bak” diye fısıldadı. Diz çöktüm, türbanım hafif kayarken başımı öne eğdim. Ağzıma aldım yavaşça, sıcak ve damarlıydı. Diliyle başını yalıyor, boğazıma kadar sokup çıkarıyordum. Eniştem saçlarımı tutup ritim tutturdu, “İyi yalıyorsun baldızım, kocan bilmiyor değil mi?” diye inledi. Gözlerimin içine bakarak emmeye devam ettim, ağzım doluydu, tükürüklerim çeneme damlıyordu.
Bir süre sonra dayanamadı, beni kanepeye yatırdı. Eteğimi sıyırdı, külotumu yana çekti ve “Şimdi sıra amında” dedi. Bacaklarımı ayırdı, o koca sikini yavaşça amıma dayadı. İçime kaydığında inledim, “Enişte… derin… ahh” diye mırıldandım. Ellerini kalçalarıma koyup tempo tutturdu, her sokuşta şapır şupur sesler yükseliyordu. Ben de kalçalarımı kaldırıp onu daha derine çekiyordum. “Kocan evde yokken seni böyle sikmek çok güzel” diye fısıldadı kulağıma, hızlandı. Türbanım dağılmış, saçlarım yastığa yayılmıştı. Zevkten titreyerek boşaldım, kasılıp sıktım onu; eniştem de kısa süre sonra derinlere boşaldı, sıcaklığı içimi doldurdu. Sonra birbirimize sarılıp nefes nefese kaldık. “Bir dahaki sefere yine yalnız yakalayayım seni” dedi gülerek. Kocam dönene kadar her şey normale döndü ama o günün tadı hâlâ damağımda…
Bir yanıt yazın